^^ ИÍLGŰИ МAЯMAЯA ^^

16 Kasım 2008

I S S I Z A D A m


bana yalan söylediler - Semiramis Pekkan



1984-Hümeyra
Tutsana Ellerimi


Sana bu karanlık bu gürültü içinde
Ellerimi uzatıyorum
Sen bu karanlık bu gürültü içinde
Görmüyorsun
Bütün köşeleri tutmuşlar
Ortada meydanlar, gözler içinde
Sana anlatamıyorum
Bütün bu köşeler, bu karanlık, bu ıslak, bu gürültü

Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun
Tutsana ellerimi
Ellerimi görmüyor musun

"Sen dizime yattın, ben bir hikâye anlattım ve sen ______________________________ büyüdün..."


tutkulardan intihar günlerden carsamba ve ölmekten bir sayfa / sayfa

anahtari kilide soktu kapiyi açti ve özlemi bekledi ev bostu /oysa...

çamasirlari topladi özlemi kokladi kokmuyordu kokmuyordu /oysa...

yarinlardan persembe t u t k u l a r d a n - i n t i h a r ve ölmekten bir gün daha vardi önünde / vardı . . .
1990 -Hümeyra
_

14 Kasım 2008

M A i M

"ağlıyor yağmur, ağlıyor eylul..."

10 Kasım 2008

TÜRKİYE SANASEVDALIOLANLARINDIR

193

ebedi liderim @-;--






07 Kasım 2008

Seçtiğimiz hayatlar mi bunlar?

.
.

Seçtiklerimiz evet !
Hayat bu sevgilim çoktan seçmeli
Senin askinsa bir dönem ödevi

.
.



Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına
Kizdığım oldu zamanında ama inandığımda...


Ömrümde her şarki başka bir kapi açti
Bu sarkinin ardinda s e n

Bu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardi
.
.
.
Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden
Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bir tek
Benim de kanattıklarım vardı elbet
Ezdigim kumlar ve geçtigim yollar...

.
.
.
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim
Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize
Yazmışsın ya 'onu sevebilecegimi düşünmüştüm' diye
İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece
Bu yaralar bereler sanaydı aşkı bileler
Göreler aşkımı şahidim gök kubbe


_

30 Ekim 2008

D I $ A R D A - & - E V

Image Hosted by ImageShack.us

D I $ A R D A
Düşlerimde bir masal ...

H a y a t b i r m a s a l m ı?

Tek istediğim şey
Dışarıda kalmadan hep senin yanında
Yaşamak sonsuza kadar

Kalbim hep yanımda
Sen U Z a k t a

Düşlerle nereye kadar ...


E V
...
H o ş g e l d i n
işte burası senin s o n durağın
Ahh evet yok başka bir yerin!

H o ş b u l d u k
demek burası benim s o n durağım
Ahh evet h e r ş e y i k a y b e t t i m!



vokal;Şenay Lambaoğlu



22 Ekim 2008

u y a n ! u y a n !




K AL B İ M B O M B O $


" B i r T u z T a n e s i y l e E ş i t m i $ A ş k ı Bu l m a $ a n s ı ..."

______ K a l b i m B o m b o $ ______
vokal:Cem Köksal
_

20 Ekim 2008

M A S A L


vokal;Şenay Lambaoğlu


19 Ekim 2008

DİNLE NEYDEN



"...defteriyle dertleşen bir Mevlevi derviş..."


16 Ekim 2008

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
g ü n e ş k o k u s u




~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

10 Ekim 2008

" ... KI$ UΨKUSUΛDΑKİ ΛΛΣLΣK ... [X] " ^^13$ubαt1958 - 13Σkim1987^^

"Beni hiçbir ışığın altında görmeyecek o!

Bildiği hiçbir ışığın! Çünkü ışığı yok onun!"



Nilgün - Kağan Önal

fotograf : Ayfer Feriha Nujen blogspot



KAĞAN

"Hayat yine de üzülmeye deger!"


NİLGÜN

"Hayatın neresinden dönülse kârdır!" syf:34


Kırmızı Kahverengi Defter - 1993

"İçimdeki anne ölmeden önce, içimdeki babanın bir gözü görürdü içimdeki çocukları, anne ölünce babanın diğer gözü de kapandı, her ikisi de kör iki gözleri içteki çocukluğu yadsıdı.

Sonra sözcüklerin kumda bıraktıgı izlerin içine yerleştim.syf:20

Çöl rengi bir elbise giydim.syf:27"


Dilsizligimi , uzam ve insan eksikliğinin genliğinde öğrendim.syf:119

Yargidir bir dize!

Dişlerinin arasından aşk tıslıyordu!syf:83

Çok üzüldü zaman, bir çift hünsa terlikle uzlaştı ve ay çarpmasıyla kendine döndü uzun bir gece ışığında yitebilir pervanenin utkusuz uçuşu bir çam agacına yapıştı.Gün boyu pinası bir bir kırıldı zamanin mavi pembeye karıştı, sonra yine ay camına tırmandıgında terlikler üzüntüsü zamana vardı.syf:33


Günlük : Kırmızı Kahverengi Defter - 1993

ΛİL'GÜΛ'CE - Cam kırıklarından bir elbise - Gülseli İnal

Üç kez, Λilgün ΛΛarmara! - Ece Ayhan

[X] Ölürken kahkahamı ona bırakacağım.

Kı$ uykusundaki melek N.M.

_

05 Ekim 2008

ΨÜKSΣK SADAKAT Kαtil & ΛΛαktül



...dünya döner [bir gün daha] tek bir yana ... /
_________________ yeryüzünde aşk du®dukça ... /
ben de döndüm tekrar sana ... / sönmek için yana yana ...

AŞK DU®DUKÇA
_

02 Ekim 2008

BİRAN İÇİN


Yüregim buz kitasi ellerim dal parcasi
Hangisi önce kirildi hangisi saglam kaldi
Cek kopar icimi saran
Kabuk kabuk yaralari
Hadi al götür icimde kalan o zehirli anilari

Yagmurum ol sulansin gözlerim
Her damlada tassin nehirlerim
Hic gitme hep kal isterim
Okyanus olsun yüregim yüregim


[...]


BADEM

_

30 Eylül 2008

S ' O N S U Z ∞






29 Eylül 2008


_____________________________________________


_____________________________________________


28 Eylül 2008

T E R A Z İ N İ N H Ü Z Ü N L Ü S A L I N M A S I

The Birth of Venus


____________________________ Lale.M.' ye
[...]
"... siyah inci haritasinda yol alan kotuluk izlegi
yuz yuze birakiyor sizi,kendinizle
herkes yarali bir yerinden

herkesin astrolojisinde

p a r a n o y a VE r e n g e y i g i ...
[...]

Mu.Mu.


B u n a s ı l -1- d e n g e b ö y l e ?


...Yoksa yoksa Bu dünya terazi mi ?

Her şeyin bir karşılığı Var gibi.

Yoksa yoksa Bu dünya terazi mi ?

Zamanlar birşeyleri Tartar gibi...



İ L H A N İ R E M T E R A Z İ






10/10/2003 Radikal Kitap
SIRMA KÖKSAL

T e r a z i 'n i n h ü z n ü...

Terazi'yi hep düzeltmek gerekir, çünkü kendi hakkında sık sık yanılır. Cervantes de, işte böyle bir Terazi olduğu için yeldeğirmenlerini değil, Don Kişot'u başkişi seçmişti

Scott Fitzgerald eylemin karakter olduğunu söylemişti ama bu durumu tam açıklamaz. Böyle söylenince kararlı bir şeyden sözettiği sanılıyor. Oysa Terazi'nin eylemi salınmadır, yani eylem değil harekettir. T.S. Elliott biraz daha geniş açıklamaya çalışmıştı "İnsan olduğumuza göre yaptığımız her şey ya iyi olacaktır ya da kötü. Bu durumda ister iyi şeyler yapalım ister kötü insanız işte, hem kötü de olsa birşeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan iyidir, böylece hiç değilse varoluruz." Ama bu da fazla karmaşıktır. Aslında şunu söylemek istiyordu: Terazi'yiz işte, durduğumuz yerde duramayız. Terazi durmaktan nefret eder, durmak ona huzura ermeyi değil ölümü çağrıştırır, ölüm ise en başedemeyeceği şeydir. Graham Greene maneviyatın, merakın kaybolmasıyla gelişen hüzünlü bir bilgelik olduğunu bu yüzden idda etmiştir. Terazi, merakını yitirince hüzünlenir. Hüzünlü bir burçtur zaten, Jacques A. Bertrand'ın yazdığı burç kitabı da bu adı taşır: Terazi'nin Hüznü ve Diğer Burçlar. Düzeltiyorum, Terazi'nin Hüzünlü Salınması ve Diğer Burçlar. Terazi'yi hep düzeltmek gerekir, çünkü kendi hakkında sık sık yanılır. Kendini samimiyetle Don Kişot sanan bir yeldeğirmenidir. Cervantes bir Terazi olduğu için yeldeğirmenlerini değil Don Kişot'u başkişi seçmişti.

Terazi'nin salınımı
Bir Terazi salınması ise şöyle birşeydir: Akşam yemeğe çıkmak mı? Sinemaya gitmek mi? Evde oturmak mı? Evde oturmak diyelim, pembe çoraplarını giyip televizyon mu seyretmek, siyah kazak giyip yemek mi yapmak? İkinci şıkkı kabul etmiş bir Terazi'yi yeni bir sorun bekliyordur, mavi dantelli don giyip salata mı doğramak, saçını topuz yapıp dolma mı sarmak? Terazi için hayat bitip tükenmez bir karar vermek gerekliliğidir. Sanmayın ki bu kararları vermeye çalışırken Terazi gerçekten ne yapmak istediğini anlamaya çalışıyordur. Hayır, Terazi hayatın kendine sunduğu bunca seçenek ve fırsat arasından hangisini seçmesi gerektiğini, diğerlerini geri çevirirken hangi fırsatları kaçırmakta olduğunu -hüzünlenerek anlamaya çalışıyordur. Terazi fırsatçıdır, enerjisinin büyük çoğunluğunu doğru zamanda doğru yerde olmaya harcar. Davet edilmese de dahil olmanın bir yolunu bulur, dayatır. Gandhi zayıf bir adamın kazanın, güçlü ama şiddet kullanmayan bir adamın ise kararlılığın ürünü olduğunu söylerken buna yakın bir şeylerden sözediyordu. Nietzsche ise akıldışı olanın şeylerin varoluşuyla değil, oluş biçimiyle ilgili olduğunu söylerken, varolanları işine gelecek şekle sokmaya çalıştığından sözediyordu.
Terazi güzel ve şık şeylere düşkündür. Bazan bunu abartır. Daha doğrusu bazı Teraziler bunu abartır. Öylesine abartırlar ki, saraydan çırağ edilmiş herhangi bir hanımın hizmetinde bulunmuş büyük teyzesini size hanedan soyundan bir deli saraylı diye ballandıra ballandıra anlatabilir. Yalan söylemiyordur, kendinden şık bir tablo yaratmaya çalışıyordur. Bu uğurda Wilde'ın dediği gibi dehasını hayata, yeteneğini sanatına koyar ama bazan sınıf atlamak ve sosyeteye dahil olmak uğruna onca iyi kitaba rağmen güldürü objesine dönüşmüş bir Truman Capote olup çıkar. Diğer Teraziler de başka şeyleri abartır. Mesela projeleri. Sözgelimi İlhami Algör her dem yeni bir proje peşinde koşmayı öylesine abartır ki, üçüncü kitabı bir türlü okurlara ulaşamaz. Ona sorarsanız "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku"dur. Hoop, Müzeyyen Hanım duydunuz mu? Ama duymasanız da önemli değil, nasıl olsa İlhami Bey bu arada albayına başvurup "Albayım Beni Muazzez ile Evlendirsene" diye rica etmiştir bile. Eugene O'Neill insanların hayatının aynalarla kaplı bir yalnızlık hücresi olduğunu söylemişti. En azından Terazi'ninki böyledir, Terazi kendini sever, aynalarla barışıktır. Bunun için diğer burçlar genellikle kendi burçlarından olmayan birileriyle beraber olmayı tercih ederken TeraziTerazi çiftlemelerine sık rastlanır. En ünlü örneklerden biri Hannah ArendtMartin Heidegger çiftidir. Gerekirse birbirlerine ayna olurlar, daha da çok gözükürler. Zaten Terazi gözükmeyi de sever, ama açıkça söylemez, "istemem yan cebime koy" gibilerindendir hali. Katherine Mansfield önce bir yazar sonra bir kadın olduğunu söylerdi, yani doğrudan "yazarım" demezdi, kadın olduğunu da araya sıkıştırırdı. Zaten cinsellik de Terazi için önemli şeylerden biridir, Aragon işi iyice abartıp -o da bunu abartmıştı cinsel sapkınlıklar içinde bilimsel biçimde sistematize edilenin bir tek din olduğunu yazmıştı.
Ama bunlar gözünüzü korkutmasın, Terazi abartırken de, salınırken de pek zariftir. Mesela Leyla İpekçi en zarif yazarlarımızdan biridir. Ayrıca kim inkar edebilir Italo Calvino'nun metinlerinin zerafetini? Calvino, bir yazarın tüm yazdıklarının tek bir cümleye tamamlandığını savunurdu. Faulkner ise bizi mükemmellik düşlerimizde çuvalladığımız konusunda uyarmıştır. Bunu özellikle Terazilerin dikkate alması gerekir tabii, çünkü bu konuyu en çok kurcalayanlar onlardır. Ayrıca, çoğunlukla da herhangi birşeyde çuvalladıklarında bile o hafif mi hafif hallerinden vazgeçmezler. Böyledir işte Teraziler, ama Akrepler bizi ciddiyete de ve derinliğe de bol bol doyururlar.
Terazi yazarları
Italo Calvino/Katherine Mansfeld/Nietzche/Truman Capote/Cervantes/İlhami Algör/Leyla İpekçi/Martin Heidegger/Aragon



hassasruhlarterazisi

27 Eylül 2008

E y l u l

Kadın gider
ve bunun şiir
olduğu söylenir
kadın gider

ve bir şair
doğar bundan

(Ben -

hangi kadından
şair olduğumu
bilirim)

"Yazın bittiği
her yerde söylenir"se
kadının gittiği de her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu...
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar böyle gidilir
bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
O kadın beni terkederse şair olurum
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider

Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!

Haydar Ergülen

[X]"Ülkü Tamer 'Yaz Bitti' "

_

26 Eylül 2008

KADİ(E)R GECESi


DUA
1993
Söz: Sezen Aksu
Müzik: Anonim




Ne hükümran kalır ne zulüm ne de kin
Öz değil dostlar öz değil bu biçim
Kulların kullara ettiğini
Etmiyor en zalim harın ateşi
Bugün dua ettim hepimiz için
Yüce Tanrı bizleri affetsin
Ne para ne pul ne iktidar ne de güç
Bu değil gerçek bu değil gerçek
Bu kavga bir hayırsız düş
Uyanır neslim uyanır elbet
Bugün dua ettim hepimiz için
Yüce Tanrı bizleri affetsin



Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle...


M Σ V L Α N Α



_

25 Eylül 2008

M U S T A F A

 
Image Hosted by ImageShack.us